BEYOĞLU'NDA ARA
Beyoğlu'nda bulmak istediğiniz her şey
beyoglurehberim.com'da!
 
TÜM İŞYERLERİNE GÖRE LİSTELE
 
 
22
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Erkmen Sağlam’ın Objektifinden “Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotografları Sergisi”                                
                                        
22 Nisan- 09 Mayıs 2015

Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenlikleri kapsamında, 22 Nisan-09 Mayıs 2015 tarihleri arasında, Erkmen Sağlam’ın Objektifinden “Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları’ sergisine ev sahipliği yapıyor!

Erkmen Sağlam, 140 farklı ülkeyi dolaşarak Ekvator’dan Kutuplara yaklaşık 800 bin kilometreden fazla yol kateden, Türkiye’yi karış karış gezerek ekranlara taşıyan “Barış Manço ile 7’den 77’ye Programı’nın” çok özel fotoğraflarını öyküleri ile izleyenlerle paylaştı…

Her fotoğraf Erkmen Sağlam'ın kaleminden kısa hikayeleri ile tam bir belgesel niteliği taşımakta.  Bu çok özel serginin açılışında; tam 13 yıl boyunca Barış Manço’nun efsane grubu Kurtalan Ekspresle birlikte olan ve ‘’Mançoloji’’albümünün aranjörlük ve müzik direktörlüğünü yapan  Eser Taşkıran’ın Barış Manço şarkılarından oluşan müzik dinletisinin yanı sıra Mine Mucur (Mine Abla) eşliğinde  “Adam Olacak Çocuk‘’ yarışması da yıllar sonra tekrarlanacak.

Erkmen Sağlam’ın Objektifinden ‘Barış Manço ile 7’den 77 ye Fotoğrafları Sergisi’ 22 Nisan-09 Mayıs tarihleri arasında, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde   Barış Manço sevenlerin ziyaretine ücretsiz olarak açık kalacak.

ERKMEN SAĞLAM

Bu güne kadar kendisini en iyi anlatan Yunus Emre olmuş. "Ete kemiğe büründük, Yunus olduk göründük" demiş. Bizler de ete kemiğe bürünmüş, olduğu kadar görünmüş insanlarız. Yalın, sade, sıradan sıra dışı.

Barış'ın en eski arkadaşlarından biriyim, onun değişiyle "Kısa Pantolon'dan Arkadaşı”. Yıllar kader birliği yaptıktan sonra 1988 yılı Ekim ayında birlikte 7'den 77'ye programını yapmaya başladık.

En iyiyi yapalım, ünlü olalım, çok para kazanalım kaygısı olmadı bizde hiç. Ama doğru düşünüp doğru yaşayalım, doğru yapalım çabası içinde olduk her zaman, becerebildiğimizce.

Zengin olursun. mimar, mühendis, müdür, genel müdür olursun. Ne olursan ol hep üstünde bir makam vardır, uğraşır durursun. Oysa insan olma; üstü olmayan en yüksek mertebe yaratılan için.

O nedenle bizler bir nefesle gelen, son nefesle de gidecek olan, değerleri ve yaşamı dikizleyerek, Barış'ın değişiyle “Halil İbrahim Sofrasına” oturmayı hak etmeye çalışanlardanız sadece.

Herkes gibi doğduk ve yetiştik. Ama önce karar verdik, sonra hedef belirleyip ne aradığımıza karar verdik. Sonrası satır aralarını kazıyarak okuduk, okuduklarımızı sorguladık. Doğruluğuna emin olduğumuz şeyleri söylem haline getirdik. Sonrasında gerisi kolay geldi. Ama en önemlisi ne anlattıysak becerebildiğimizce basit anlattık. Gördük ki basit anlatmayı becerdikçe, her şey daha bir anlaşılır oldu, kabul gördü.

Yapılan her şeyin ana fikri bütün bir “Manço Ekibinin Ortak Dünya Görüşüydü”. Hiçbir şey iş olsun diye yapılmadı. Yapılan ve ortaya çıkan, yaşamı algılamanın yansımasıydı. Bu bazı bazı müzikle, kimi zaman TV programlarıyla, ara sıra da söyleşi ve röportajlarla ortalara döküldü.

Yaşam boyu her zaman her yerde olabilen şanslılardan olduk biz. Sanıldığının tersine dünya küçük, insan gönlü büyüktür. Büyüktür büyük olmasına da orada yer bulmak çok güçtür.

Hüner; beklentilerin gerçekleşmemesi, ya da hayal kırıklıklarının getirileriyle “Çevreye Umutsuzluk Yüklemek” olmamalı… Asıl olan “Olması Gerekeni Israrla İstemek” ve de “Şartları Zorlamak, Gerektiğinde Tepki Koymak” olmalı. Yetersiz koşullara karşın uğraş verilmeli, inandıklarımız ve olması gerekenler için çare üretilmeli. Ve  asla umutlar yitirilmemeli.

Kabe’ye gitmek için yola çıkmış, topal karınca. “Gidemezsin” demişler. “Olsun, yolunda ölürüm” demiş.

Uğrunda, “Yoluna Hayatını Koyabileceği Kavgaları Olmalıdır” insanın.

 

Açılış: 22 Nisan Çarşamba Saat:16.30

Yer: Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi

Adres: İstiklal Cad. No:217 Tünel/Beyoğlu

 
Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotografları Sergisi
16
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

16 Nisan - 16 Mayıs 2015

 

Akademililer Sanat Merkezi'nin 16 Nisan - 16 Mayıs tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunduğu ''Bir Arada'' resim sergisi, galerinin sanat anlayışından izler taşıyan, farklı üsluplardaki 13 sanatçıyı bir araya getiriyor. Bu özenli seçki ile, sanatçılar arasındaki etkilenimler, izlenimler ve yer yer de birbirinden tamamen ayrılan tekniklerin, ortak bir içsellik çerçevesinde yarattığı uyumlu ve keyifli yolculuğa, onlarla birlikte eşlik ediyoruz.

Eserleri sergilenen sanatçılar: Hayri Ağan, Mustafa Albayrak, Seyfi Arıkan, Alpin Arda Bağcık, Turan Büyükkahraman, Erkan Doğanay, Gülistan Karagüzel, Sinem Kaya, Ercan Sert, Evren Sungur, Cengiz Uğur, Kudret Türküm, Sertap Yeğin

AÇILIŞ:  16 Nisan 2015, Saat: 18:00

 

 

 

 
Bir Arada” Karma Resim Sergisi
14
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Nesrin Esirtgen Collection, 14 Nisan'dan itibaren Neslişah Mamati'nin kişisel sergisi 'İSTİLA'yı sunuyor.

İSTİLA, form ve  insan arasındaki etkileşiminin deneyimlendiği mekanlar yaratır. Alışılagelmiş mekanlar içerisinde formun deformasyonu ve bunun kişi üzerindeki psikolojik etkisini araştırma çabası üzerine kurulmuştur.

''Özümsenen formların mekan içerisinde değişimi, o mekan içerisinde bulunan kişiyi taklit edercesine belirmesinin, form ve insan psikolojisinin ilişkisini incelemek için uygun bir yöntem olduğunu düşünerek mekanlarla oynamaya başladım.''

'Beyaz Küp' galeri mekanını 'ev'e dönüştürerek bu ideoloji ile oynayan İSTiLA, izleyiciyi sadece 'göz' olmaktan çıkararak sergilenen mi sanat eseri deneyimlenen mi sorusuna cevap bulmaya çalışıyor. Varolan mimari öğeleri ve mekan olgusunu başkalaştırarak hem galeri hem de yeni oluşturulan ev fikrini yeniden sorgulatan bir hikaye anlatıyor.

İzleyiciyi, aktif bir deneyimlemeye davet ederek, galeri fikrinden uzak, görsel olarak yuvaya yakın ama içgüdüsel olarak alışıldığın dışında bir mekana sokarak şaşırtıyor. Bilinçaltında yer etmiş kalıplarla tekrar tekrar oynarayak, hakikatle kurmaca arasında kabul edilmişliğin gerçekliğini araştırıyor.

 

1988 yılında İstanbul'da doğan Neslişah Mamati, Bahçeşehir Üniversitesi İç Mimarlık Bölümünden mezun olup, yüksek lisansını 2012 - 2013 yılları arasında Chelsea College'da Interior and Spatial Design üzerine yaptı. Sanatçının bu dönemde yaptığı yerleştirme görselleri Saatchi Gallery'de sergilenmeye hak kazandı. 2014 yılında İstanbul'a geri dönen Mamati, Mamut Art Project'e katılarak İnspirasyon isimli yerleştirmesine farklı bir kurgu ile devam etti.

Neslişah Mamati halen İstanbul'da yaşamakta ve çalışmalarına devam etmektedir.

 
Neslişah Mamati ‘İstila'
09
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Filiz Başaran"Baskı Resim Sergisi"

 09.04/09.05.2015

Filiz Başaran'ın 1975 yılından yaklaşık günümüze kadar bir zaman dilimi içinde üretilen gravür-baskı resim dosyasında yer alan çalışmalardan bir seçki olarak sunulan sergi, Galeri Apel'de...

Düşünce ve duyarlılıkların iç içe geçtiği, ince, hassas bir teknikle çinko ve bakır plaka yüzeylere iğne uçlarıyla kazılarak oluşturulan gravürlerin kurgularında insan-doğa yorumları ön plana çıkıyor.Kadınlar, kuşlar, arslan, odalar, batan iğneler, yanık kibritler, baharlar, dikenli bahçeler, öğrenciler, askerler, kendi hikayelerini anlatırken, izleyiciye yeni bir serüven izleme olanağı sunuyorlar.

Sanatçı, bazı gravürlerini de, karışık teknikle yağlıboyaya dönüştürerek farklı bir dünya yaratıyor.

Filiz Başaran, sanatçı duyarlılığını aynı zamanda eğitimci kimliğiyle buluşturan özgün isimlerden biri.1972 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulunu bitirerek, Marmara Üniversitesi GSF Resim Bölümünde eğitmenliğe başlayan Filiz Başaran, halen Resim Bölümünde Profesör olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Yağlı boya, baskı resim ve çeşitli tekniklerle ürettiği yapıtlarıyla kişisel sergiler açan sanatçının, gravürlerini toplu olarak sunduğu bu sergi, 9 Nisan'da Galeri Apel'de açılacak ve sanatseverler tarafından 9 Mayıs'a kadar görülebilecek...

 
Filiz Başaran
08
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu sergisi kronolojik bir seçki ile yenilendi.

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri, Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın üç büyük koleksiyon alanından biridir. MÖ 2. binden günümüze, yaklaşık dört bin yıl boyunca Anadolu'da kullanılmış başlıca ağırlık ve ölçü aletlerini kapsayan koleksiyon, bu alandaki en önemli birikimlerden biri olarak kabul ediliyor. Arazi ölçümünden her türlü alışverişe, mimarlıktan sarraflığa, denizcilikten eczacılığa kadar çeşitli alanlarda kullanılan ağırlık ve ölçü aletlerini bünyesinde barındırıyor. Gerek dönemler ve kültürlerarası sistem ilişkilerinin, gerekse dönüşümlerin ve sürekliliklerin izlenmesine olanak veren bilimsel bir kaynak niteliği taşıyor.

Koleksiyondan kronolojik bir düzenlemeyle sunulan geniş seçki, Anadolu bilim ve kültür tarihinin bu heyecan verici ilgi alanına ışık tutmayı amaçlıyor, ticari pratiklerin köklü geçmişine, kullanılan ağırlık ve ölçülerden yola çıkarak yeni bir bakış sunuyor.

 
Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri
08
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Elçiler ve Ressamlar

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu'ndan seçilmiş yapıtlarla 17. yüzyıldan 19. yüzyıla elçi portreleri ve elçilerin sanat koruyuculuğu 

Osmanlı, erken dönemlerinden itibaren Avrupa devletleriyle yoğun ilişkiler kurmuş, Batılılar için kimi zaman korkuyla karışık bir merakla yanıbaşlarındaki bu büyük askeri gücün ve siyasi otoritenin kaynağı olan devleti daha yakından tanıma ve anlama çabası politik bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır. Farklı kültürlerin bu karşılaşması kuşkusuz en kalıcı ürünlerini sanat alanında vermiştir.

Savaş, ittifak arayışları, ticaretin geliştirilmesi ve statü çatışmaları yaşanan yoğun diplomatik trafiğin en önemli nedenleridir. Geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu özellikle 19. yüzyıla kadar diğer ülkelere gönderdiğinden daha fazla elçiyi kabul etmiş, gelen elçileri kendine özgü gelenekler uyarınca ağırlamıştır. Batılı elçiler Osmanlı'nın İstanbul başta olmak üzere kentlerini, toplumsal yapısını, geleneklerini, idari ve askeri yapısını belgeleme ihtiyacıyla hareket etmiş; geri dönerken hazırladıkları raporların yanısıra, yanlarında götürdükleri hediyelerin ve resimlerin tanıklığından da yararlanmışlardır. Bu amaçla çoğu zaman aslına sadık görsel belgeler oldukları varsayılan resimler, saygınlığın ve toplumsal konumun en açık ifadeleri olmuş, kitlelere de hitap edebilme potansiyelleri açısından özel bir yere ve anlama sahip olmuşlardır. Elçilerin Doğu'ya giderken maiyetlerine aldıkları ressamlara ya da burada karşılaştıkları sanatçılara sipariş vererek yaptırdıkları eserler Avrupa şatolarının duvarlarını süsleyen koleksiyonlara, gravürlü kitaplara dönüşmüş; başka sanatçıların eserlerine de kaynaklık ederek Osmanlı dünyasına ilişkin geniş bir görsel dağarcığın oluşmasını sağlamıştır. Avrupa ülkelerine gönderilen Osmanlı elçileri de dönemin önde gelen Avrupalı ressamlarının fırçasından çıkan anıtsal portrelere konu olmuş, bu önemli ziyaretin anısı yaşatılmıştır.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu'ndan yapılan bu seçki bizleri sanatın rehberliğinde diplomasi tarihinin dolambaçlı yollarında gezdirirken ilgi çekici kişiliklerle tanıştırıyor. Elçiler ve ressamlar, resimlerin sessiz ama bir o kadar da zengin ve renkli diliyle bizlerle konuşmaya; raporlarını, mektuplarını sunmaya, kendi çağlarını, dünya görüşlerini, gezip gördüklerini, katıldıkları törenleri anlatmaya devam ediyorlar. Onların bu olağanüstü öykülerini dinlerken kaybolmuş bir çağın güzellikleri kadar görkemine de kapılmamak elde değil...

Osman Hamdi Bey

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonundan yapıtlarıyla
Osman Hamdi Bey'in yaşamı ve sanatı

Tanzimat Dönemi'nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını... Resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkılar yapmış bir kişilik...

Osman Hamdi Bey'in ardında bıraktığı miras, ölümünden 100 yıl sonra bile şu ya da bu biçimde sanatçıların, bilim insanlarının eserlerinde, kurumlarda, müzeciliğimizde yaşamaya devam ediyor. O her zaman gündemin ön sıralarına oturmayı, dikkati çekmeyi, sesini duyurmayı, hararetli tartışmaların konusu olmayı başarıyor. Pera Müzesi'nin Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi'nde Osman Hamdi Bey'e ayrılan özel bir bölüm, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu'nda yer alan yapıtlarıyla, Onun tutkunu olduğu resim sanatıyla ilişkisinin farklı yönlerini sergileyen örnekler sunarken bu çok yönlü kişiliği bir kez daha selamlıyor.

 
Kesişen Dünyalar
08
Nisan
http://www.beyogluajandasi.com

Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu tematik bir seçki ile yenilendi. 

"Sihirli Meyve" olarak Etiyopya'da keşfedilen ve 15. yüzyılda Yemen'den Osmanlı topraklarına ulaşan kahve, kısa zamanda yaygınlaşmış, itibarlı bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde yerini almış, etrafında ritüeller şekillenmeye başlamış ve sosyal hayatın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu'ndan yapılan bu seçki, kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri, ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan Kütahya seramik üretimi ekseninde inceliyor.

Osmanlı döneminde İznik'ten sonra en önemli seramik üretim merkezi olan, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de yoğun biçimde seramik üretimine sahne olan Kütahya, bu sanatı geleneksel yöntemleriyle günümüze dek yaşatmış bir kenttir. 17. ve 18. yüzyıllarda en yetkin örneklerini veren, daha sonra üretim ve çeşitliliğin azalmasıya gerileyen Kütahya çiniciliği, 19. yüzyıl sonlarında yeniden canlanmış, İznik ve Çanakkale çiniciliği arasında bir çizgide "kent sanatı" olarak, zengin ürün yelpazesi ve sürekliliğiyle Osmanlı sanat mozaiğinin önemli parçaları arasında yer almıştır.

 
Kahve Molası
 
26 NİSAN 2015 PAZAR
En Düşük 12° / En Yüksek 14° /
 
Zafer Müzesi

Kitaplardan okuyup öğrendiğimiz savaş, bu kez, elinizi uzatsanız dokunabileceksiniz, o günlere dalıp gidecekmişsiniz gibi yakınımızda yapılıyor sanki.

 
Fasuli

Esnaf lokantası ruhunu kaybetmeyen mekanın menüsünde sadece fasulye yok elbette...

 
Dem Cafe

Karaköy’ün yenilenen arka sokakları “Dem Cafe” nefis bir mekana ev sahipliği yapıyor.

 
Beyoğluspor Kulübü

1886 yılında, tam 127 sene önce İstanbullu Rumlar tarafından Ermis olarak kuruluyor.

 
Zafer Müzesi
Fasuli
Dem Cafe
Beyoğluspor Kulübü