BEYOĞLU'NDA ARA
Beyoğlu'nda bulmak istediğiniz her şey
beyoglurehberim.com'da!
 
TÜM İŞYERLERİNE GÖRE LİSTELE
 
 
01
Eylül
http://www.beyogluajandasi.com

İyi müzik yerli yerinde, yeni sezonda yine Salon'da. Yenilikçi yaklaşımıyla güncel müziğin İstanbul'daki yegâne adresi haline gelen Salon, Eylül ayında gerçekleştirilecek iki konserle takipçilerinin ağzına bir parmak bal çalıyor. Ekim ayında ise müzikseverlerin ajandalarını baştan aşağıya işgal etmeye hazırlanıyor.

Salon'da yeni sezon, 10 Eylül akşamı %100 Müzik kapsamındaki ilk konserle başlayacak. Son albümü Deeper ile müzik otoriteleri tarafından sayısız övgüye layık görülen ve ilham aldığı müzisyenler arasında Selda Bağcan, Erkin Koray, Arif Sağ gibi isimler bulunan Luis Vasquez'in post-punk projesi The Soft Moon Salon'un ilk konseri için sahnede olacak. 2009 yılında multi-enstümantalist, prodüktör ve müzisyen Luis Vasquez'in solo projesi olarak doğan The Soft Moon, kendi adını taşıyan ilk albüm 2010'da, ikinci albüm Zeros ise 2012'de Captured Tracks üzerinden yayımlandı. 2015'in Mart ayında yayımladığı üçüncü albüm Deeper ile müzik otoritelerince sayısız övgüye mazhar oldu.

The Soft Moon konseri 10 Eylül Perşembe akşamı saat 21.30'da Salon'un yeni sezonunun başlangıcını yapacak. Konser biletlerini 45 TL  (ayakta) ve 35 TL (öğrenci)  olarak temin edilebilir.

Eylül aynın ikincisi ise son zamanlarda güncel müziğin en dikkat çekici isimlerinden biri olan Angel Olsen. Türkiye'de ilk konserini verecek olan Amerikan folk-rock ve indie rock müzisyeni Angel Olsen, müzik kariyerine Bonnie Prince Billy ve The Cairo Gang gruplarında vokalistlik yaparak başladı. Bathetic Records üzerinden ilk EP'si Strange Cacti ve ilk albümü Half Way Home'u yayımladıktan sonra Jagjaguwar ile anlaştı ve 2014 yılında bir canlı grupla kaydettiği ilk albüm olma özelliğindeki ikinci albümü, kişisel anlatıma sahip şarkı sözleri ve uyumlu ritimleri ile ön plana çıkan Burn Your Fire For No Witness'ı yayımladı. Bu albümü folk/country dünyasına iyi bir örnek olma özelliğinde ve Pitchfork'un 'En İyi Yeni Müzik' listesine girdi. Günlüğündeki önemli yazılardan ortaya çıkan şarkılarının yer aldığı Half Way Home albümü sayesinde iyi bir çıkış yakalayan müzisyen, coverları ile de başarısını kanıtladı.

Minör melodileri ve zarif vokaliyle dikkatleri üzerine çeken Angel Olsen, 12 Eylül Cumartesi gecesi 22:30'da Salon sahneye konuk oluyor. Konserin biletleri 45 TL (ayakta) ve 35 TL (öğrenci) olarak temin edilebilir.

Sezon Boyunca Salon Sahnesine Uğrayacak İsimler

Salon yeni sezonunda da müziğin en iyileri ağırlamaya devam edecek. Yeni sezonda Salon sahnesinde olacak isimlerden bazıları; albüm prodüktörlüğünü Four Tet'in yaptığı, altı şarkıda Paul Simm ile birlikte çalışan müziğin en önemli kadınlarından İsveçli Neneh Cherry ve baştan çıkarıcı R&B ritimleriyle dikkat çeken Kaliforniyalı ikili Rhye da, yine sezon boyunca her ay bir konseri dinleyicilerle buluşturacak olan %100 Müzik kapsamında gerçekleştirilecek. 2007 yılında Grammy'ye aday olan Brezilyalı şarkıcı CéU, Yeni Zelandalı saykodelik-pop ve indie-rock grubu Unknown Mortal Orchestra, 90'ların enerjisini hatırlatan melodilerle Amerikalı alternatif rock projesi Waxahatchee, İtalyan çağdaş müzik bestecisi ve piyano sanatçısı Fabrizio Paterlini ve 1988 Hollanda doğumlu saykodelik-barok pop müzisyeni, genç yetenek Jacco Gardner, 1986 yılında Eric Gaffney ile Dinosaur Jr'ın bas gitarcısı Lou Barlow tarafından kurulan Amerikalı indie-rock grubu Sebadoh,  ilk kez 2014 yılında Nils Frahms'ın Kuzey Amerika turnesinde ön grup olarak çıkan ve Afrikanın folk tınılarını minimal techno öğelerine ekledikleri doğaçlama formüllerinden oluşan ilk albümleri Dysnomia ile dikkat çeken minimal, akustik grup Dawn of Midi, güncel müziğin merak uyandıran yepyeni seslerinden İzlandalı şarkıcı ve söz yazarı Sóley ve Kanadalı indie, folk-rock grubu Great Lake Swimmers, bütün yıl devam edecek Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında bu sezon Salon'a uğrayacak.

Geçtiğimiz yıllarda Salon'un konuğu olarak dinleyicilerin büyük ilgisiyle karşılaşan gruplar da tekrar İstanbul'da Salon sahnesinde olacak: İngiltere çıkışlı William Doyle'un solo elektronik müzik projesi East India Youth, Amerikalı saksofon ve üflemeli çalgılar virtüözü Colin Stetson bu defa Arcade Fire üyesi, Kanadalı kemancı Sarah Neufeld ile yaptığı işbirliğiyle, Türk ve Yahudi müziğinin zengin köklerinden beslenen Yinon Muallem, tuba sanatçısı Daniel Herskedal ve gitarist Arild Hammero Norwegian Oud projesi ile Suuns ise Jerusalem in My Heart'la birlikte yapacakları performanslarla sezona damgasını vuracaklar.

Londralı caz grubu Sons of Kemet, Amerikalı usta caz trompetçisi Christian Scott ve İskoçyalı elektronik-caz kolektifi Hidden Orchestra da Salon'un yeni sezon konukları arasında olacak. Ayrıca 22. İstanbul Caz Festivali kapsamında müzikseverlerle buluşan Avustralyalı neo-soul dörtlüsü Hiatus Kaiyote grubu da bu Salon sayesinde bir kez daha İstanbul'da hayranlarıyla buluşacak.

Salon Biletleri

Salon programında yer alan konser biletlerine Biletix satış kanalları ve hizmet bedeli olmadan ana gişe İKSV'den (pazar günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) temin edilebilir.  Lale kart sahipleri %25'e varan indirimlerden yararlanabilirler.

Salon etkinliklerinde Vodafone Red üyelerine bir bilet alana ikinci bilet hediye.

MasterCard da Salon etkinliklerine katkı veren kurumlar arasında yer alıyor.

 

 
Eylül Ayında Salon
01
Eylül
http://www.beyogluajandasi.com

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Başka Sinema işbirliğiyle gerçekleşen « Vive le cinéma » programı, yaz tatilinin ardından,Eylül ayında yeni filmlerle geri dönüyor. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan Fransız yapımlarına adanan bu film programında yakın tarihli ve ödüllü 6 Fransız yapımı yer alıyor. Türkçe altyazılı olarak Eylül ayı boyunca Cumartesi, Pazartesi ve Salı günleri  saat 16:00 ve 19:15 seanslarında izleyicilerle buluşacak olan filmler :

Oscar ödüllü « The Artist » filminin yönetmeni Michel Hazanavicius'un The Search  (Arayış), Eric Lartigau'nun Fransa'da gişe rekorları kıran La famille Bélier (Hayatımın Şarkısı), Kanadalı genç dahi yönetmen Xavier Dolan'ın son filmi Tom à la ferme (Tom çiftlikte), Arnaud des Pallières'in epik anlatısıMichael Kohlhaas (Adalet için), gerçek hayatla klasik edebiyatı akıcı bir üslupla birleştiren Anne Fontaine'in romantik filmi  Gemma Bovary(Aşkın Dili)  ve Hintli yönetmen Ritesh Batra'nınFransa-Hindistan ortak yapımı romantik komedisi The Lunchbox (Sefer Tası) .

Bilet satışları, 14:30 - 19:15 satleri arasında ve aynı günün seansları için yapılmaktadır.

Bilet: 10TL

 
Vive Le Cinéma !
01
Eylül
http://www.beyogluajandasi.com

TAYFUN ERDOĞMUŞ'UN "NATURA" SERGİSİ GALERİ NEV İSTANBUL'DA AÇILIYOR

Galeri Nev İstanbul 1 Eylül-31 Ekim 2015 tarihleri arasında Tayfun Erdoğmuş'un kişisel sergisi ''Natura''ya ev sahipliği yapıyor.

Sanatçı Erdoğmuş'un büyük boyutlu tualleri, doğadan toplanıp şekillerine ve cinslerine göre tasnif edildikten sonra büyük defterlerin sayfaları arasında kurutulan gülibrişim, datura, lilium, ve karanfiller Erdoğmuş'un sözcük dağarcığının esasını oluşturan kelimelerdir. Bu malzemeler, aynı zamanda uzun ve zahmetli bir resim yapma sürecinin başlangıcıdır.

Erdoğmuş'un kendine özgü bir teknikle  üst üste geliştirdiği katmanların yardımıyla yarattığı kimyasal etkileşim sonucunda tual bir çeşit imgeye dönüşür. Eski zamanların doğa bilimleri laboratuvarını hatırlatan atölyesi bu heyecan verici deneyin gerçekleştiği yerdir. Bu laboratuvarda, resim  alçakgönüllü ve sabırlı bir dervişin elinde, rastlantıyla aklı, zanaatla sanatı ilişki içine sokarak bir çeşit simyanın oluşmasına aracılık eder.

Ölüdoğa Erdoğmuş'un techne'sinde tualin keten dokusuna dahil olarak yeniden varlık kazanır. Bu aynı zamanda bir onarma ve iyileştirme işlemidir. Bir mücevher gibi işlenmiş yapıtlarda, kururken pigmentlerini yitiren bitkilerin metal oksidasyonların kimyasal etkileşimiyle yitirdikleri doğal güzellik, sanatçının  seçtiği bir başka güzellikle yer değiştirir.

Bu tuallerde gördüğümüz, bitkinin kendini, sanatçının yardımıyla bir imgeye dönüştürme sürecidir. Varlıkları o kadar sahicidir ki, sanki doğada bulunmuş ya da kendiliğinden oluşmuş gibidirler. Tualler böylece kendilerinden başka hiç bir şeyi temsil etmezler ve kendi başına estetik varlıklar olarak dünyada yerlerini alırlar. Kendinden menkul bu resimlerin, yüzeyinde beliren imge parçacıkları aslında onu oluşturan tarihin tualin içine gömülü hafızasının dışarı yansıyan izleridir.

Erdoğmuş'un Natura'ları bize aynı zamanda dünyayı eş zamanlı ve farklı algı katmanları içinde görmemiz için de bir fırsat verir. Resmin hafızası aynı zamanda resmin uzamıdır. Bakmak hem bir tevekkül gerektir hem de uzaydan dünyaya bir bakışın kavranamaz gizemini taşır. Bu haliyle dijital görüntünün işleyişindeki pikseller gibi sürekli yeni mikro kozmoslara açılma potansiyeli taşırlar. Erdoğmuş resmin sınırlarını zorlarken, izleyiciye de zengin bir görsel deneyim yaşatır.

"Natura" sergisinde seyirci ilk olarak Erdoğmuş'un çok katmanlı üretim sürecine tanıklık etme fırsatı bulacak. Sanatçının İstanbul'daki atölyesinde, bir seneye yakın bir süreçte kayda alınan görüntülerin ve yakın kadrajların çekimlerin beraber kurgulandığı video sergide gösterime sunulacak.

Tayfun Erdoğmuş 1979 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, Resim Bölümü'nden mezun oldu. 1986 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Sanatta Yeterlik yaptı. 1986-1989 yılları arasında DAAD bursuyla Berlin Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde eğitimini sürdürdü. PG Art-İstanbul (1993, 1996), Siyah Beyaz-Ankara (1996), Belçika Kraliyet Akdemisi-Gent (1998), Urart Sanat Galerisi-İstanbul (1999), Galeri Nev-İstanbul (2004, 2008, 2011) ve Galerie Seitz&Partner-Berlin 'de (2008, 2009, 2012) kişisel sergiler açtı.

 Sergi 31 Ekim 2015 tarihine kadar Galeri Nev İstanbul'da izlenebilir.

 
Natura
01
Eylül
http://www.beyogluajandasi.com

Akbank Sanat Dünya Çapında Bir Sergiye Evsahipliği Yapıyor

Akbank Sanat, yeni sanat sezonunu dünya çapında bir sergi ile açıyor. 20. yüzyılın en önemli kadın sanatçılarından ve sadece kendisinden sonraki sanat oluşumunu derinlemesine etkilemekle kalmamış, kendisinden önceki sanat tarihinin de yeni bir gözle ele alınmasını sağlamış Louise Bourgeois'nın yapıtlarından oluşan "Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük" (Louise Bourgeois: Larger Than Life) isimli sergisi 01 Eylül - 28 Kasım 2015 tarihleri arasında Akbank Sanat'ta gerçekleştirilecek.

Küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman'ın yaptığı sergide, Türkiye'de yapıtları daha önce görülmemiş, sadece 1997 yılında 5. Uluslararası İstanbul Bienali'nde tek bir eseri sergilenmiş Louise Bourgeois bu defa 58 yapıtı ile ülkemizde ilk kez  sanatseverlerle buluşacak.

Kadınlık olgusunu sanatının belkemiği yapmış, ilginç özyaşam öyküsünü sanatını oluştururken ana kaynak olarak kullanmış, 35 yıla yakın bir süre içinden geçtiği psikanaliz seanslarının verilerini yapıtlarında işlemiş Bourgeois tüm bu özellikleriyle feminist sanatın belkemiği denebilecek bir konumdaydı. Bununla birlikte sanatı bellek, kimlik, beden, aidiyet, mekan, anımsama, unutuş, tekinsizlik gibi konuları enine boyuna kuşatıyordu.

Sergiyle eş zamanlı olarak Akbank Sanat'ta hem özel olarak Bourgeois'nın sanatı hem feminist sanat ve ilgili diğer konularda hem Türkiye'deki feminist sanat konusunda konferans ve toplantılar düzenlenecek. Bunun yanısıra, Akbank Sanat kütüphanesinde özel bir Louise Bourgeois köşesi oluşturulacak ve sanatçı hakkında filmler gösterilecek.

ETKİNLİK: Sergi - Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük (Louise Bourgeois: Larger Than Life  

Sanatçı: Louise Bourgeois

Küratör: Hasan Bülent Kahraman

Sergi Açılışı: 31 Ağustos 2015, Pazartesi, 18.30 - 20.30 

Sergi Tarihi: 1 Eylül - 28 Kasım 2015

Yer: Akbank Sanat

SERGİ KONFERANSLARI

03 Eylül 2015, Perşembe saat: 18.30 - Jean Fremon & Prof. Hasan Bülent Kahraman

"Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük" / "Louise Bourgeois: Larger Than Life"

Konferansta simültane tercüme yapılacaktır.

17 Eylül 2015, Perşembe saat: 18.30 - Yrd. Doç. Dr. Eser Selen

"Ötelenen Arzu: Feminizm ve Sanat"

Etkinlikler ücretsizdir

 
Louıse Bourgeoıs: Dünyadan Büyük
20
Ağustos
http://www.beyogluajandasi.com

20 AĞUSTOS - 18 EYLÜL 2015

GALATEA ART GALERİ

Koleksiyon sergisi

Galatea Art Galeri 20 Ağustos-18 Eylül 2015 tarihleri arasında ilk adı Sanayi-iNefise Mektebi olan ,şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi ,mezunlarının ve akademisyenlerinin eserlerinin yer aldığı  koleksiyon sergisine ev sahipliği yapacaktır.

Eskilerden bugüne bir zaman yolculuğuna çıkacağınız sergi de İbrahim Çallı'dan Zeki Kocamemi'ye ,Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan Avni Arbaş'a , Osman Asaf'tan  Selim Turan 'a ,Cihat Burak'tan Devrim Erbil'e, ... Yusuf Katipoğlu'ndan Bahri Genç 'e ,Fikret Mualla'dan Eşref Üren'e ,Aliye Berger'denNecdet Kalay 'a... Yİğit Altıparmakoğulları'ndan Derya Ülker'e birçok  sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi 20 Ağustos - 18 Eylül 2015 tarihleri arasında tüm sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

 
Düne Bakip Bugünü Anlamak
01
Ağustos
http://www.beyogluajandasi.com

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu sergisi kronolojik bir seçki ile yenilendi.

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri, Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın üç büyük koleksiyon alanından biridir. MÖ 2. binden günümüze, yaklaşık dört bin yıl boyunca Anadolu'da kullanılmış başlıca ağırlık ve ölçü aletlerini kapsayan koleksiyon, bu alandaki en önemli birikimlerden biri olarak kabul ediliyor. Arazi ölçümünden her türlü alışverişe, mimarlıktan sarraflığa, denizcilikten eczacılığa kadar çeşitli alanlarda kullanılan ağırlık ve ölçü aletlerini bünyesinde barındırıyor. Gerek dönemler ve kültürlerarası sistem ilişkilerinin, gerekse dönüşümlerin ve sürekliliklerin izlenmesine olanak veren bilimsel bir kaynak niteliği taşıyor.

Koleksiyondan kronolojik bir düzenlemeyle sunulan geniş seçki, Anadolu bilim ve kültür tarihinin bu heyecan verici ilgi alanına ışık tutmayı amaçlıyor, ticari pratiklerin köklü geçmişine, kullanılan ağırlık ve ölçülerden yola çıkarak yeni bir bakış sunuyor.

 
Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri
01
Ağustos
http://www.beyogluajandasi.com

Elçiler ve Ressamlar

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu'ndan seçilmiş yapıtlarla 17. yüzyıldan 19. yüzyıla elçi portreleri ve elçilerin sanat koruyuculuğu 

Osmanlı, erken dönemlerinden itibaren Avrupa devletleriyle yoğun ilişkiler kurmuş, Batılılar için kimi zaman korkuyla karışık bir merakla yanıbaşlarındaki bu büyük askeri gücün ve siyasi otoritenin kaynağı olan devleti daha yakından tanıma ve anlama çabası politik bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır. Farklı kültürlerin bu karşılaşması kuşkusuz en kalıcı ürünlerini sanat alanında vermiştir.

Savaş, ittifak arayışları, ticaretin geliştirilmesi ve statü çatışmaları yaşanan yoğun diplomatik trafiğin en önemli nedenleridir. Geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu özellikle 19. yüzyıla kadar diğer ülkelere gönderdiğinden daha fazla elçiyi kabul etmiş, gelen elçileri kendine özgü gelenekler uyarınca ağırlamıştır. Batılı elçiler Osmanlı'nın İstanbul başta olmak üzere kentlerini, toplumsal yapısını, geleneklerini, idari ve askeri yapısını belgeleme ihtiyacıyla hareket etmiş; geri dönerken hazırladıkları raporların yanısıra, yanlarında götürdükleri hediyelerin ve resimlerin tanıklığından da yararlanmışlardır. Bu amaçla çoğu zaman aslına sadık görsel belgeler oldukları varsayılan resimler, saygınlığın ve toplumsal konumun en açık ifadeleri olmuş, kitlelere de hitap edebilme potansiyelleri açısından özel bir yere ve anlama sahip olmuşlardır. Elçilerin Doğu'ya giderken maiyetlerine aldıkları ressamlara ya da burada karşılaştıkları sanatçılara sipariş vererek yaptırdıkları eserler Avrupa şatolarının duvarlarını süsleyen koleksiyonlara, gravürlü kitaplara dönüşmüş; başka sanatçıların eserlerine de kaynaklık ederek Osmanlı dünyasına ilişkin geniş bir görsel dağarcığın oluşmasını sağlamıştır. Avrupa ülkelerine gönderilen Osmanlı elçileri de dönemin önde gelen Avrupalı ressamlarının fırçasından çıkan anıtsal portrelere konu olmuş, bu önemli ziyaretin anısı yaşatılmıştır.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu'ndan yapılan bu seçki bizleri sanatın rehberliğinde diplomasi tarihinin dolambaçlı yollarında gezdirirken ilgi çekici kişiliklerle tanıştırıyor. Elçiler ve ressamlar, resimlerin sessiz ama bir o kadar da zengin ve renkli diliyle bizlerle konuşmaya; raporlarını, mektuplarını sunmaya, kendi çağlarını, dünya görüşlerini, gezip gördüklerini, katıldıkları törenleri anlatmaya devam ediyorlar. Onların bu olağanüstü öykülerini dinlerken kaybolmuş bir çağın güzellikleri kadar görkemine de kapılmamak elde değil...

Osman Hamdi Bey

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonundan yapıtlarıyla
Osman Hamdi Bey'in yaşamı ve sanatı

Tanzimat Dönemi'nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını... Resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkılar yapmış bir kişilik...

Osman Hamdi Bey'in ardında bıraktığı miras, ölümünden 100 yıl sonra bile şu ya da bu biçimde sanatçıların, bilim insanlarının eserlerinde, kurumlarda, müzeciliğimizde yaşamaya devam ediyor. O her zaman gündemin ön sıralarına oturmayı, dikkati çekmeyi, sesini duyurmayı, hararetli tartışmaların konusu olmayı başarıyor. Pera Müzesi'nin Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi'nde Osman Hamdi Bey'e ayrılan özel bir bölüm, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu'nda yer alan yapıtlarıyla, Onun tutkunu olduğu resim sanatıyla ilişkisinin farklı yönlerini sergileyen örnekler sunarken bu çok yönlü kişiliği bir kez daha selamlıyor.

 
Kesişen Dünyalar
 
31 AĞUSTOS 2015 PAZARTESİ
En Düşük 23° / En Yüksek 23° /
 
Zafer Müzesi

Kitaplardan okuyup öğrendiğimiz savaş, bu kez, elinizi uzatsanız dokunabileceksiniz, o günlere dalıp gidecekmişsiniz gibi yakınımızda yapılıyor sanki.

 
Fasuli

Esnaf lokantası ruhunu kaybetmeyen mekanın menüsünde sadece fasulye yok elbette...

 
Dem Cafe

Karaköy’ün yenilenen arka sokakları “Dem Cafe” nefis bir mekana ev sahipliği yapıyor.

 
Beyoğluspor Kulübü

1886 yılında, tam 127 sene önce İstanbullu Rumlar tarafından Ermis olarak kuruluyor.

 
Zafer Müzesi
Fasuli
Dem Cafe
Beyoğluspor Kulübü