BEYOĞLU'NDA ARA
Beyoğlu'nda bulmak istediğiniz her şey
beyoglurehberim.com'da!
 
TÜM İŞYERLERİNE GÖRE LİSTELE
 
 
29
Ocak
http://www.beyogluajandasi.com

Dünyanın en büyük oyun ve öykü yazarlarından olan Anton Çehov (29 Ocak 1860 - 15 Temmuz 1904), en önemli yapıtlarını 1894'ten 1904'teki ölümüne dek yazdı - bu sinemanın da ilk on yılıydı.

Çehov hiç sinema senaryosu yazmadı, ama yazsaydı nasıl olacağını hayal etmek oldukça zevkli; ilişkilerdeki ufak değişimleri, duyguları, anıları ve hareketleri saptamadaki becerisi ve yapıtlarını sahnelemenin getirdiği zorluklar ve gerekler göz önünde bulundurulduğunda, sinemanın kaynaklarının Çehov'un sanatına mükemmel bir uyum sağlayacağı düşünülebilir.

Pera Film Seagull Films işbirliğiyle, ağırlıklı olarak Sovyet ve Rus yönetmenlerin merceğinden, Çehov'un tanınmış yapıtlarının film uyarlamalarından oluşan Gökyüzü Işıldıyor: Çehov'a Övgü adlı programı sunuyor.

 
Gökyüzü Işıldıyor
28
Ocak
http://www.beyogluajandasi.com

Tiyatrocu Ressam Gafur Uzuner'in bir birinden değerli eserlerinin yer aldığı "Gafur Uzuner Resim Sergisi" Ziraat Tünel Sanat Galerisi'nde açıldı. Ziyaretçilerin büyük beğenisini toplayan Sergi 12 Şubat 2016 tarihine kadar açık kalacak.

TiyatrocuRessam Gafur Uzuner'in "Gafur Uzuner Resim Sergisi" Ziraat Tünel Sanat Galerisi'nin Alt Salonunda açıldı.Sanatseverler bir birinden değerli eserlerinin yer aldığı sergiyi Pazar ve Pazartesi ile resmi tatil günleri dışında 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilecekler.Ziyaretçilerin büyük beğenisini toplayan Sergi 12 Şubat 2016 tarihine kadar açık kalacak.

GAFUR UZUNER KİMDİR?

1980 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nden mezun olan Uzuner, Altındağ Halk Eğitim Merkezi'nde dört yıl süreyle uygulamalı tiyatro eğitimi aldı. 1977 yılında Levent Kırca Tiyatrosu'nda profesyonel sanat yaşamına başladı. 1981 yılında Şan Tiyatrosu'na giren sanatçı, 1986'da Nisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosu'nda rol aldı. Daha sonra Sadri Alışık Tiyatrosu, Tiyatro Ti gibi topluluklarda görev yapan Gafur Uzuner, birçok kişisel resim sergisi açmasının dışında, sinema ve dizi filmlerde de rol aldı.

 
Gafur Uzuner Sergisi
27
Ocak
http://www.beyogluajandasi.com

Onun tercihi zorlu zeminler. Agence France Presse (AFP) fotoğrafçısı Bülent Kılıç 2014'teki Türkiye-Suriye sınırından geçiş yapan mülteciler ile ilgili çalışması ile Perpignan'da Visa d'Or News 2015 ödülüne layık görüldü.

Umuda kaçiş isimli sergisinde Bülent Kılıç, savaştan kaçan Suriyeli mültecilerin bitmek bilmeyen dolambaçlı güzergahına yer veriyor. Mültecilerden bazıları için Türkiye iki farklı koldan Batı'ya ulaşacakları bir aşama: Trakya ve Kuzey tarafı, güneyde ise Midilli ve İstanköy. Sonsuzluğa açılan iki nokta.
Fotoğraf gazeteciliğinin uluslararası alanda önemli etkinliklerinden olan 27. Uluslararası Fotoğraf Gazeteciliği "Visa pour l'image" Festivali kapsamında AFP CEO'su Emmanuel Hoog şöyle demişti: "Bu prestijli ödül Bülent'in olağanüstü çalışmasını taçlandırıyor."

Bülent Kılıç'ın Ukrayna, Türkiye ve Suriye'de gerçekleştirdiği röportajlar, aralarında World Press Photo ve savaş muhabirleri ödülü Bayeux-Calvados ödüllerinin yer aldığı çok sayıda ödüle layık görüldü. Bülent Kılıç Time ve Guardian tarafından da 2014 yılının en iyi ajans fotoğrafçısı seçilmişti.

 
Umuda Kaçış Sergisi
22
Ocak
http://www.beyogluajandasi.com

Galeri Nev, tam yirmi yıl önce Türkiye’de ilk kez sergilediği ANTONIO SAURA’nın özgün litografilerini yeniden ziyaret ediyor. 1996 yılında, litografi makinasının icadının 200. YILI dolayısıyla Avrupa Birliği ile ortak gerçekleştirilen ANTONIO SAURA sergisi, Paris galerileri ve atölyelerinin arşivlerinde yapılan uzun soluklu bir arkeoloji sayesinde nerdeyse eksiksiz bir biçimde yeniden kurulabiliyor. Böylece Galeri Nev, Picasso, Bonnard, Dali ile başlayan ve geçtiğimiz yirmi yılda, Saura’nın ardından, Adami, Alechinsky, Dubuffet, Pedersen ve Velickovic ile devam eden Avrupa modernizmi sergilerini de yeniden gündeme getiriyor. Sergiye ismini veren ve Saura’nın bir litografi dizisine ait olan “Hayali Portreler” başlığı, Nev’de sergilenen bu ikonik isimlere de bir gönderme yapıyor. Sergi, icadının 220. yılına, bu sergilerin sürekliliğinin sağlayan ve sanatı ulaşılabilir kılan litografiye bir saygı (tribute) niteliği taşıyor. 

İspanyol modernizmini kuran isimlerden biri olan ANTONIO SAURA’yı, sanat tarihçileri tarafından hem ardıllarından Velázquez, Greco, Goya ve Picasso ile hem de başka coğrafyalardan kuşakdaşları Francis Bacon, Willem de Kooning ve COBRA’ya bağlıyor. Sergide Antonio Saura’nın bu bağlarını açıkça temsil eden ve 1977 ile 1994 arasında gerçekleştirdiği “Rahipler” (1977), “Dört Mevsim” (1977), “Hayali Portreler” (1983), “Dora Maar’a Saygı” (1986) ve ünlü “Yedi Büyük Günah” (1994) dizileri öne çıkıyor.

“Rahipler” (1977)” dizisinde, düşünceli gibi duran şapkalı, haçlı ve oklu siyah figürler, kağıdı baştan sona dolduran sayısız yüzen leke, karmaşık örüntü ve sarmallar içerisinde, dengesiz ve dışarılara taşan bantlar oluşturuyor. Benzer örüntü ve sarmal kompozisyonu, kibir, açgözlülük, şehvet, kıskançlık, oburluk, öfke ve tembelliğin resmedildiği “Yedi Büyük Günah (1994)” dizisi ile “Dört Mevsim (1977)”de de izlenebiliyor. “Hayali Portreler” (1983) ise, imgenin çarpıtılması ve bu çarpıtmalarla yakalanan ruhsal dramları portreleştiriyor. Picasso’nun yaratı mekanikleri ile hesaplaştığı “Dora Maar’a Saygı” (1986) dizisi “Hayali Portereler” ile birlikte sergileniyor. Böylece Dora Maar’ın yüzleri, Saura’nın yüzlerine karışıyor. 

Antonio Saura (1930, İspanya Huesca), Saragosa’daki ilk sergisinden bu yana geçen neredeyse yarım yüzyılda, Madrid, Paris, Münih, Roma, Stockholm, New York, Milano, Brüksel, Rotterdam, Buenos Aires, Rio de Janeiro, Amsterdam, Havana, Londra, Frankfurt, Barcelona, Cenevre, Düsseldorf, Tokyo, Berli, Helsinki, Hamburg, Stuttgart, Viyana, Cambridge, Köln ve daha bir çok kentte 200’e yakın sergi açtı. Eserleri Venedik Bienali(1958), Documenta (1959, 1977) gibi büyük uluslararası toplu sergilerde ve Guggenheim, Tata Gallery, Centre Pompidou gibi çağdaş sanatın önde gelen müzelerinin koleksiyonlarında yer aldı. Tiyatro, opera, sinema ve bale setleri tasarladı, Franco rejimine ve ırk ayrımına karşı politik etkinliklerinin yanı sıra, sanat ve kültür üzerine dersler verdi, seminerler yönetti, makaleler yazdı. Antonio Tapies ve Eduardo Chillida ile birlikte modern İspanyol sanatının en büyük ustası olaran anılan Saura’nın litografiye olan tutkusu, ilk denemelerini yaptığı 1958’den başlayarak hiç eksilmedi.

 
Hayali Portreler
22
Aralık
http://www.beyogluajandasi.com

Mevcut durumun olasılıklardan en iyisi olduğu anlamını taşıyan "Bundan iyisi, Şam'da kayısı" ifadesinden hareketle adlandırılan proje, Winchester'ın 2010-2011'de çıkardığı Kayısı Kent A4 fanzininden temel alır.

Her bir sayısı, aralarında Akın'ın da bulunduğu sanatçıların katkısıyla oluşturulup tasarlanan fanzin, İstanbul'un dört bir yanında PVC kaplama ve fotokopi hizmeti veren seyyar tezgâhlarda çoğaltılarak dağıtılmıştı. Genellikle görmezden gelinen ve kayıt dışı ekonominin bir parçası olan bu işi yapanlar, çoğunlukla Doğu Anadolu'dan, özellikle de kayısısıyla meşhur Malatya'dan İstanbul'a göçmüş kişilerdir.

Şam'da Kayısı projesinde yayıncılık, kültürel ortaklıklar yoluyla temas kurmaya gayret eden bir sanat pratiği ve çeşitli toplulukların kazanmış olduğu, disiplinlerarası ortak bir bilgi birikimi olarak konumlanır.

YER: SALT GALATA

TARİH: 22-ARALIK-2015 - 21-ŞUBAT-2016

 
Bundan İyisi Şam'da Kayısı
22
Aralık
http://www.beyogluajandasi.com

Türkiye'nin ilk kadın illüstratörlerinden olan ressam Sabiha Rüştü Bozcalı'nın yaşamı ve az bilinen üretimine odaklanan sergi, 22 Aralık'ta SALT Galata'da, Global Yatırım Holding'in desteğiyle açıldı.

22 Aralık 2015 - 28 Şubat 2016

SALT Galata, Kat -1

Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet'e geçiş döneminde yetişen ressam Sabiha Rüştü Bozcalı'nın yaşamına (1904-1998) odaklanan sergi, 2014'te SALT Araştırma'ya bağışlanan arşivi ve şimdiye dek kapsamlı olarak incelenmemiş üretimini kamuya açıyor. Türkiye'nin ilk kadın illüstratörlerinden olan Bozcalı'nın kültür tarihindeki rolüne ışık tutmayı amaçlayan sergide, çeşitli desen, resim, fotoğraf, günlük, mektup ve kartpostalları ile katkıda bulunduğu yayınlar yer alıyor.

Dâhiliye Nazırı Memduh Paşa'nın sanatkâr kızı Handan Hanım ile Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Paşa'nın oğlu Amiral Rüştü Paşa'nın ikinci çocuğu olan Sabiha Rüştü, annesinin teşvikiyle beş yaşında resme başladı. İlk derslerini ressam ve müze müdürü Ali Sami Boyar'dan aldı. 15 yaşından itibaren farklı dönemlerde Berlin, Münih, Paris ve Roma'da; Lovis Corinth, Moritz Heymann, Karl Caspar, Paul Signac ve Giorgio de Chirico gibi dönemin tanınmış ressamlarının atölyelerinde çalıştı. 1928-1929 yıllarında, İstanbul'daki Güzel Sanatlar Akademisi'nde Namık İsmail'in atölyesine devam etti. Neo-Empresyonist ressam Paul Signac'ın "kabiliyetli, resim sanatının gerektirdiği hassasiyete sahip ve kendini tamamen bu mesleğin zorlu çalışmasına adayan biri" olarak tanımladığı Bozcalı, manzara ve natürmortlar yaptı ama özellikle portreleriyle dikkati çekti.

Bozcalı, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkevleri tarafından 1938-1943 yıllarında düzenlenen, belirli sanatçıların Anadolu şehirlerini resmetmekle görevlendirildiği "Yurt Gezileri"ne katıldı. Bu kapsamda, modernleşme ve yeni bir kültürel kimlik oluşturma sürecini belgelemek üzere 1939'da Zonguldak'a gönderildi; fabrikalara yoğunlaşarak şehirdeki endüstriyel gelişim sürecinden ayrıntıları yansıttı. 1946'da adı TEKEL olarak değiştirilen İnhisarlar İdaresi ve Yapı Kredi Bankası gibi önemli kurumlar için yaptığı çizimlerle reklam ve yayıncılık alanlarında dönüşüm geçirmekte olan görsel anlatım diline katkıda bulundu. 1953'ten itibaren Milliyet başta olmak üzere Yeni Sabah, Hergün, Havadis, Cumhuriyet ve Tercüman'da gazete ressamı olarak çalıştı. Reşad Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ressamlarından biri olan Bozcalı, yakın iş birliğinde olduğu tarihçinin yanı sıra Nezihe Araz, Cahit Uçuk ve Refii Cevad Ulunay gibi yazarların eserleri için illüstrasyonlar yaptı.

 Sergi, sanatçının SALT Araştırma'daki arşivinden belge, fotoğraf ve çizimler ile İstanbul Şehir Üniversitesi Taha Toros Arşivi'nin Sabiha Bozcalı bölümünden belgelerle hazırlandı. Bozcalı'nın yaşamının nirengi noktaları üzerinden mesleki üretiminin çeşitliliğinin vurgulandığı sergide, aile koleksiyonundan sulu boya ve yağlı boya tablolar da bulunuyor.

Bu sergi, Global Yatırım Holding'in desteğiyle gerçekleştirilmektedir.

 
Sabiha Rüştü Bozcalı Sergisi
16
Aralık
http://www.beyogluajandasi.com

İstanbul Fransız Kültür Merkezi Galerisi, 16 Aralık 2015-13 Şubat 2016 tarihleri arasında Abidin Dino'nun ilk defa gün yüzüne çıkacak desenlerinden oluşan "YÜZ YIL, YÜZ DESEN" sergisine ev sahipliği yapıyor. Galeri Nev işbirliği ile gerçekleşen sergide, koleksiyoner Bekir Akbaş'ın tutku ve sebatla topladığı desenler, ilk kez 16 Aralık'ta sanatseverlerle buluşacak.

Galeri Nev 2013 yılında, yaklaşık otuz yıldır düzenli olarak temsil ettiği, Türkiye'de sanatın belki de en "ikonik" figürü Abidin Dino'yu, yüzüncü doğum yıldönümünde, yüz desenin yer aldığı bir sergi ile Ankara'da anmıştı. İstanbul'lu izleyiciler için Akbaş Koleksiyonu'nu yeniden ziyaret eden Galeri Nev, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle sergiyi yepyeni desenlerle tekrar kuruyor. Galeri Nev aynı zamanda 2013 sergisi sırasında yayımlanan ve bir desen defteri olarak tasarlanan "YÜZYIL" kitabını da sergi vesilesi ile İstanbul'lu kitapseverlerin dikkatine sunuyor.

Sergi kapsamında İstanbul Fransız Kültür Merkezi'nde 17 Aralık'ta gerçekleşecek söyleşiye sanat tarihçisi İlhan Alemdar ve "A'dan Z'ye Abidin Dino" kitabının yazarı Zeynep Avcı konuşmacı olarak katılacak. Akbaş Koleksiyonu'nun oluşma serüvenine tanıklık eden ve Nev sergisinin katalog metnini kaleme alan sanat tarihçisi İlhan Alemdar konuşmasında sergide yer alan eserlerin çoğunluğunu oluşturan ve Yaşar Kemal'in "Deniz Küstü" romanı ile Nazım Hikmet'in "Kuvvayi Milliye Destanı"nın aralarında bulunduğu, Abidin'in yakın dostlarının elinden çıkma edebi başyapıtlar için gerçekleştirdiği illüstrasyonların izini de sürecek.

 Bir sanat ve kültür insanını alfabetik sıralama kullanarak Türkiye´de ilk kez ele alan Zeynep Avcı söyleşinin Dino'nun içinde yaşadığı ve sanatını büyük ölçüde dönüştürdüğü YÜZYIL'ı, bu yüzyılın mekanlarını, insanlarını, akımlarını ve kavramlarını dinleyicilerle paylaşacak.

Abidin Dino, ilk desenlerini 1931'de "Artist" dergisinde yayımladı. 20 yaşında D Grubu'nu, 26 yaşında Liman Grubu'nu kurdu. 1934'te Sovyetler Birliği'ne davet edildi, Lenfilm Stüdyoları'nda ressam olarak çalıştı, Sovyet yönetmenlerle film çekimlerine katıldı, Stanislavski için sahne krokileri çizdi. 1937'de Paris'te Gertrude Stein ile bir operanın dekorları üzerine çalıştı. 1941'de Anadolu'ya sürgün edildi. 1951' de Venedik Bienali' ne katıldı. 1952'de Paris'e yerleşti; kısa bir süre Tristan Tzara'nın aracılığı ile girdiği Picasso'nun Valluaruis'deki atölyesinde çalıştı. 1955'te Galerie Kleber'de açtığı ilk kişisel sergisini takip eden yarım asırda eserleri New York, Moskova, Amsterdam, Atina, Prag, Zürih, Milano, Roma ve Paris'in de aralarında bulunduğu pek çok farklı kentte izlendi. Paris, Musée de l'Art Moderne de la Ville, Adibin'in resimlerini koleksiyonuna kattı. Türkiye'deki ilk sergisi 1964'te, İstanbul'da bulunan Galeri 1'de düzenlendi. Abidin'in kişisel sergileri daha sonra Ankara, İstanbul ve İzmir'de devam etti, ayrıca eserleri farklı temalar etrafında düzenlenen sayısız karma sergide yer aldı. "Goal" adlı uzun metraj belgesel filmi, 1966 yılında British Academy tarafından Robert Flaherty Belgesel Ödülü'ne layık görüldü. 1979 yılında Fransız Plastik Sanatlar Birliği'nin Onursal Başkanlığına seçildi. 1984'te Galeri Nev, Abidin Dino'nun "El" desenleriyle açıldı. Aradan geçen zamanda Nev, sanatçının on yedi ayrı kişisel sergisine ev sahipliği yaptı ve eserlerini otuz farklı kitap ve katalogda bir araya getirdi.

 

Yer:İstanbul Fransız Kültür Merkezi

Adres: İstiklal Cad. M:4 Taksim

www.ifturquie.org

www.facebook.com/institutfrancaisistanbul

 
Yüz Yıl, Yüz Desen
 
12 ARALIK 2015 CUMARTESİ
En Düşük 8° / En Yüksek 9° /
 
Zafer Müzesi

Kitaplardan okuyup öğrendiğimiz savaş, bu kez, elinizi uzatsanız dokunabileceksiniz, o günlere dalıp gidecekmişsiniz gibi yakınımızda yapılıyor sanki.

 
Fasuli

Esnaf lokantası ruhunu kaybetmeyen mekanın menüsünde sadece fasulye yok elbette...

 
Dem Cafe

Karaköy’ün yenilenen arka sokakları “Dem Cafe” nefis bir mekana ev sahipliği yapıyor.

 
Beyoğluspor Kulübü

1886 yılında, tam 127 sene önce İstanbullu Rumlar tarafından Ermis olarak kuruluyor.

 
Zafer Müzesi
Fasuli
Dem Cafe
Beyoğluspor Kulübü